İ.T.T.T.'nin Vatan Şaşmaz'lı Metrobüs Filmi ve Hayrettin'in Yükselişi

İ.E.T.T.´nin Vatan Şaşmaz´lı reklam filmi özellikle sosyal medyada çok tepki aldı. Hayrettin´in karşı filmi ise inanılmaz sempati yarattı. Bu reklamlar, hem halkın keriz olmadığını göstermesi hem de sosyal medyanın gücü ve işlevi bakımından değerli birer deneyim oldu.

Reklam filmi tam bir pazarlama ucubesi. Acaba reklam ajansı mı bunu önerdi yoksa İ.E.T.T.´deki pazarlamadan anlamayan yöneticiler mi böyle istedi bilmiyoruz. Ama sorumlu kimse, yönetimin onlarla olan ilişkisini tekrar gözden geçirmesi lazım.

Reklam filminin gerçekle alakası olmamasını bir yana bırakalım, mesajı da hedef kitlesi de yanlış.

İzlemeyenler için öncelikle işte Vatan Şaşmazlı İ.E.T.T. reklamı.



Zengin bir iş adamı rolündeki Vatan Şaşmaz, evinden çıkıyor ve şöförünün kullandığı lüks 4 çekerini elinin tersi ile iterek metrobüse ilerliyor. Şöförle selamlaşmanın ardından koltuğuna kuruluyor. Gazetesini açıyor. Ortalık mis gibi, aracın içi tenha mı tenha, cam kenarı mı istersin koridor yanı mı sana kalmış. Aha dedim az sonra şeker ve limon kolonyası ikramı da olacak. Adam sanırsınız metrobüste değil de limuzinde seyahat ediyor.

Neyse ki Hayrettin imdadımıza yetişiyor da rüyadan uyanıyoruz. İşte benim güzel Metrobüslerimin gerçek yüzü. Hayrettin süper iş çıkarmış. Sanırız gerçekler birer tokat gibi yetkililerin yüzünde patlamıştır. Hayrettin, adamım ya çok güzel vurgulamış. Fazla söze gerek yok izleyin.



Hayrettin gerçek bir fenomen. Bu eleştirel kısa filmiyle halkın gönlünde taht kuruyor. Reklam filmi İ.E.T.T. ye değil Hayrettin´e yarıyor.

Vatan Şaşmaz´a da kızmamak lazım. Adam oyuncu. Parayı veren düdüğü çalar. Hele ki bir oyuncunun İstanbul büyük Şehir Belediyesi´nin bir teklifine hayır demesi düşünülemez. Adamı oyarlar. Ancak Vatan´ın TV lere çıkıp İ.E.T.T.´yi savunmasını anlamadım. Sana ne kardeşim. Parayı verdiler oynadım, ben sanatçıyım desene.

Gelelim reklam filmindeki stratejik hatalara.

Verilmek istenen mesajda hedef kitle kim? Mesaj ne? Kendine ait lüks aracı olanlar, bakın istediğiniz konforun daha fazlası metrobüslerde var. O halde özel şöförlü aracınızı bırakın metrobüs kullanın demeye gelen bir sürü safsata.

Vatan, metrobüste rahatça gazetesini açmış okuyor. Lüks araçta zaten özel şöför var. Acaba kendi aracında gazete okumasına engel olan ne? Şöför çok mu geveze? Bu nedenle mi kendi aracında okuyamıyor. Bak kendi aracında gazete okuyamazsın ama metrobüste okuyabilirsin diyeceksen o zaman reklam filminin girişinde özel şöförü kullanmayacaksın. Çünkü adam aracını kendi kullanacaksa hem araba kullanıp hem de gazete okuyamaz. Ama özel şöförü varsa kardeşim, bal gibi de okur.

Özel şöförlü araçtan daha konforlu bir metrobüs mesajını kimse yemez. Mesajın şu olmalı. Özel aracın ne kadar konforlu da olsa bazı saatlerde İstanbul trafiğinde bir yerden bir yere metrobüsten daha hızlı gidemezsin. Ayrıca metrobüsle gidersen otopark sorunu da yaşamazsın. İşte bu kitleye, gerçek fayda olan bunlar yerine senin ne işin var metrobüsle özel şöförlü lüks aracı kıyaslıyorsun.

Mesela ben yapsam reklam filmi şöyle olurdu.

Vatan Şaşmaz ve ortağı olan diğer genç adam her ikisi de birer iş adamı. Lüks plazalarında, yarın sabah saat 10:00 da Avcılar tarafında bir firmada önemli bir toplantı ayarlıyorlar. Toplantıdan yarım saat önce Vatan Şaşmaz ortağına, hadi metrobüsle gidelim diyor. Ortağı kabul etmiyor. Vatan, metrobüse, ortağı ise üstü açık lüks spor otomobiline biniyor, yola koyuluyorlar.

Ortağı gaza basıp gidiyor. Ancak o da ne. Birkaç kilometre ötede inanılmaz trafik var. O sırada metrobüste olan Vatan, spor arabasıyla trafikte kalmış olan ortağının yanından hızla geçerken anlamlı anlamlı gülümsüyor. Bu arada gazetesini açıp mutlu mutlu okuyor. Metrobüsten inip toplantıya zamanında yetişiyor. Ortağı ise halen gelebilmiş değil. Trafikte sinir stres, nihayet ortağı da toplantı binasına doğru aracıyla yaklaşıyor, ancak o da ne? Otoparkta, dolu levhası var. Uzun süre aracını park edecek yer arıyor. Toplantıya ise ancak Vatan toplantıyı bitirdikten sonra yetişebiliyor.

İşte böyle olsa reklam filmi doğru mesajı verir. Çünkü metrobüs iki kesime hitap ediyor. Birincisi, kendi aracı olmadığı için zaten paşa paşa İ.E.T.T. yi kullanmak zorunda olanlar. Ki bunlar için zaten özendirici reklam filmine gerek yok. Adam zaten mecburen onu kullanıyor. İkinci grup ise İ.E.T.T ye mecbur olmayan, özel aracı olanlar. Aslında reklam filmi onları özendirmeyi amaçlıyor. Çünkü özel araç yerine toplu ulaşım aracı kullanılsa trafik o kadar sıkışmayacak. Zaten ortalama 70-80 kiloluk bir tek adamı taşımak için 2 tonluk araç kullanmak hem yol ihtiyacı, hem akaryakıt ihtiyacı bakımından israf. Sıkışık trafikte bakıyorsunuz hemen her araçta sadece 1 kişi var. O 1 kişi yolda 10 metrekarelik yer işgal ediyor. Halbuki toplu ulaşım yaygınlaşsa hem daha hızlı hem daha ucuz yolculuk edecek. Ancak şöförlü lüks araç kadar konforlu yolculuk etmeyecek.

Bu bakımda bu reklam filmi tamamen yanlış. İ.E.T.T. ye bu filmden sıfır, Hayrettin´e 10 puan.

Geri Dön Geri Dön

YORUMLAR


E-postanız Yayınlanmayacaktır.

Karakter  Kaldı

Başkentimiz Neresidir? (Küçük Harflerle)

Bu İçeriğe Henüz Yorum Eklenmemiş. İlk yorum yazan siz olun.