logo
İş Dünyası   19.02.2021   980

Eldeki Müşteriyi Kafesteki Kazlar Olarak Görüp Hep Yeni Müşteriye Avantaj Sunan Firmalara Eleştiri

Bu Yazıyı Paylaş:

Ülkemizde büyük firmaların pazarlama - satış stratejileri hep yeni müşteri bulma üzerine kurulu. İndirimler, promosyonlar hep yeni müşteriye. Eski müşteriler bir nevi kafesteki kazlar olarak görülüyor.

Alan adı ve hosting firmaları, telekom firmaları gibi müşteri devamlılığı gerektiren sektörlerdeki firmalarda bunu çok görüyoruz. Ben kendi adıma bundan böyle bu firmalarla çalışmama kararı aldım ve hepsini değiştirdim. Büyük de tasarruf ettim. Bakın hemen örneklerle anlatayım.

10 yıldan uzun süredir çalıştığım alan adı ve hosting firmasında yine bazı alan adlarının yenilenmesi gerekiyordu. süresi bitmek üzere olan [com.tr](http://com.tr) uzantılı alan adlarıma baktım, yıllık 18.80 USD + KDV (bugünkü kurla 155 TL). Bu arada sırası gelmişken eskiden com.tr alan adları sadece nic.tr'den alınabiliyordu ve 25 TL gibi çok ucuz bir fiyatı vardı. Satışı serbestleştirildi ve işte sonucu görün, yıllarca 25 TL den alınabilen alan adları bugün 155 TL oldu. Aracılar kazansın. Kapitalizmin adi yüzü.

alan adı yenileme
Bu resimde 18.80 USD + KDV olan yenileme ücretini görüyorsunuz.

Bu firmanın yeni müşteriye uyguladığı fiyat ise 4.99 USD. Arada neredeyse 4 misli fark var. Bir başka firma ise yeni müşteriye 1.99 USD'lik özel bir fiyat uyguluyor. Yani sadece firma değiştirmekle her alan adından 17 USD gibi bir tasarrufum olabilecek. 10 alan adında senelik 1200 liraya yakın tasarruf demektir.

alan adı yenileme
Bu resimde de 1.99 USD'lik fiyatı görüyorsunuz.

Sunucumuz da bu firmadaydı orada işler daha vahim. Her ay 500 TL gibi bir para ödüyoruz ama firma değiştirmekle bunu 150 TL'ye düşürmem mümkün. Arada her ay için 350 TL senede 4200 TL fark var.

Gelelim telekom firmalarına. İş yerindeki sabit hatlar, mobil hatlar, internet hatları derken her ay dünyanın parasını ödüyoruz. Burada da durum aynı. Reklamlarda çok cazip avantajlı fiyatlar görüyoruz. Biz de bu tarifelere geçmek istiyoruz ama olmaz diyorlar. Neden? O kampanyalar sadece yeni müşterilere özelmiş. Bu şımarıklığa yol açan bir de tarife belası var. Tarife ile müşteriyi bağla ki zaman içinde başka yere geçemesin. Ama tarife süresi bitsin ben size gösteririm.

Yazıda birinci tekil şahıs kullandığıma bakmayın bunu sizin için de söylüyorum. Eski müşterisine değer vermeyen bu tip firmaları bırakın ve başka yere geçin. Ben öyle yaptım. Onları bırakınca hemen aradılar. Vay efendim neden bırakıyormuşuz. Aynen bu yazının başlığını söyledim. Çünkü siz eldeki müşteriyi kafesteki kazlar olarak görüyorsunuz. Bu kampanyaları organize eden, kendini çok akıllı sanan CEO'mudur patron mudur her kimse ona söyleyin ki bizler kafesteki kazlar değiliz. Sizler elinizdeki müşteriye değer vermediğiniz sürece kaybedeceksiniz.

Değerli dostlar. Bu durumun sebebi satış-pazarlama departmanlarının başarı ve prim sisteminin yeni müşteri odaklı olması. Bu ay kaç satış yaptın? Soru bu olunca bu departmanlar da sadece yeni müşteri bulmaya odaklanıp eskileri es geçiyorlar. Bunda bir de mevcut müşterinin default etme durumu var. Gerçekten de insan psikolojisinde bulunduğu yeri default etme var. İyi iyi burası, ben burda iyiyim deyip değiştirmeme. Oysa neden? Değiştirin gitsin. Size saygı duymayı öğrensinler. Hepimiz böyle olursak göreceksiniz ki onlar da bir bakacak bu iş sadece yeni müşteri bulmayla olmuyor. İçine su konan elek gibi sen yukarıdan dolduruyorsun ama aşağıdan akıp gidiyor. Bunu görsünler.

Bizdeki durum böyleyken yurt dışındaki anti virüs firmamdan da e-posta geldi. Onlarda da yenileme zamanı gelmiş ama onlar şöyle bir başlık atmışlar. - Sizinle geçirdiğimiz 5 yılın ardından çok mutluyuz ve size özel bir teklifimiz var. İşte bir müşteri olarak görmek istediğim budur. Ben senin yıllardır müşterinsem o zaman benim kıymetimi bileceksin. Asıl bana indirim verecek benim gönlümü hoş tutacaksın. Bu firmada yeni alıma göre %70'lik bir indirim vardı ve tabi ki yeniledim.

Türk firmalarına da bu bakış açısını önerir ve tekrar ederim. Siz öyle görüyor olabilirsiniz ama bizler kafesteki kazlar değiliz.

Bunları Okudunuz mu?
Atatürk Arboretumu Gezisi. İstanbul'da Saklı Bir Cennet

Atatürk Arboretumu Gezisi. İstanbul'da Saklı Bir Cennet

Seyahat   30.10.2016   7551

İstanbul'un orta yerinde burnumuzun dibinde olduğu halde pek bilmediğimiz bir cennet köşesi Atatürk Arboretumu. Bu cennet köşesi adeta doğanın 'Kıyma Bana' haykırışlarının bir tezahürü. Saatlerce içinden çıkmak istemeyeceğiniz bu cennet köşesini görünce az ilerdeki beton yığınlarıyla hayatımızı ne kadar çirkinleştirdiğimizi daha iyi anlayacaksınız.

Ekonomik Krizlerin Sebebi Büyük İşletmeler

Ekonomik Krizlerin Sebebi Büyük İşletmeler

İş Dünyası   20.04.2012   7851

Efsane yönetici Lee Iacocca´da bunu teyid ediyor. Bütün Bu Liderler Nereye Gitti? adlı kitabında, bugün Amerikan halkının %70´ine göre ekonomik krizlerinin baş sorumlusunun büyük işletmeler olduğunu belirtiyor. Ben bunu hep söylüyordum da, Iacocca söyleyince sanırım daha çok inanırlar.

Piyasaların ve E-ticaretin Zengin Çocukları

E-ticaret   07:09:2022   826

Bazı zengin çocukları vardır ki mirasa konmuştur, hanlar hamamlar, daireler dükkanlar neyse. Alır kirasını bakar keyfine. Seyahat eder, gezer, eğlenir, yer içer, giyer, takar takıştırır. Sefası olsun, inanın onlara ne bir gözüm ne bir sözüm yok. Ama iğrendiğim bir zengin tipi var ki bu züppelerin sözde başarı uğruna içi içini yer. Bakın bunların genel tavrı ve iş yapış şekilleri şöyledir.

iş dünyası, müşteri bağlılığı, müşteri memnuniyeti, müşteri sadakati, pazarlama hataları, pazarlama stratejileri, satış ve pazarlama,

Yorumlarınız & Sohbet

Bu İçeriğe Henüz Yorum Eklenmemiş. İlk yorum yazan siz olun.

Yorum Yazabilirsiniz

Karakter  Kaldı

Yeniliklerden Haberdar Olabilirsiniz!

Gizlilik ve Çerezler
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Gizlilik ve Çerez politikalarımızı inceleyebilirsiniz.