Bitcoin: Vaadi Muhteşem, Gerçekliği Felaket

Finansal sistemin çürümüşlüğüne isyan bayrağı çekerek dünyaya açılan Bitcoin, bugün geldiği noktada ironik bir şekilde kendi vaatlerinin tam tersini temsil ediyor. "Değer saklama aracı", "dijital altın", "halkın parası" gibi görkemli sıfatlarla anılan bu dijital varlık, pratikte hükümetlerin para politikalarından çok daha tehlikeli bir volatilite tuzağı haline gelmiş durumda.
Büyük Volatilite Yalanı
Bitcoin savunucularının en büyük argümanlarından biri, geleneksel para birimlerinin enflasyon yoluyla değer kaybettiğiydi. Peki ya gerçekler? 2021'de 67.000 dolardan 2022'de 16.000 dolara çakılan bir varlık, yatırımcıların %76'sını silip süpürdü. Türk Lirası'nın en kötü dönemlerinde bile bu kadar dramatik bir değer kaybı yaşanmadı. Yıllık %50-60 enflasyondan şikayet eden insanlar, Bitcoin'de aylar içinde %75 kayıp yaşadılar.
2025 Ekim'inde 126.000 dolara ulaştığında zafer naralarıyla kutlanan Bitcoin, sadece bir ay sonra Kasım'da 80.600 dolara kadar çakıldı - %36'lık bir çöküş. Bugün 84.000 dolarda işlem görüyor. Bir ay içinde %36 düşüş! Hangi merkez bankası böyle bir performans sergiledi? Hangi "güvenilmez" hükümet böyle bir felakete imza attı?
Manipülasyon Cennetinden Daha Kötüsü
Bitcoin'in ideolojik temeli, finansal piyasaların büyük oyuncular tarafından manipüle edildiği öncüle dayanıyordu. Ancak gerçekte Bitcoin piyasası, geleneksel piyasalardan kat be kat daha manipülasyona açık bir yapıya sahip.
Birkaç büyük "whale" (balina) olarak adlandırılan yatırımcı, piyasayı istedikleri gibi sallayabiliyor. Regülasyonsuz borsalarda yapılan "pump and dump" operasyonları, Twitter'da atılan bir tweet'in fiyatı %20 değiştirdiği bir kaos ortamı... Elon Musk'ın bir mesajıyla milyarlarca dolar buharlaşıyor. Bu mu özgürlük? Bu mu adil sistem?
Geleneksel piyasalarda en azından düzenleyici kurumlar var, içeriden öğrenenlerin ticareti yasak, manipülasyon suç. Bitcoin dünyasında bunların hiçbiri yok. Vahşi Batı kapitalizmi bile buna nazaran medeni kalıyor.
Kullanılamayan Para
Para olmanın temel şartlarından biri, değişim aracı olabilmektir. Bitcoin bu konuda tam bir başarısızlık hikayesi. İşlem ücretleri bazı dönemlerde 50-60 doları buldu. Bir kahve almak için Bitcoin ile ödeme yapmak, kahvenin fiyatından daha pahalıya mal oluyor. İşlem onay süreleri saatleri buluyor.
"Lightning Network gibi çözümler var" diyenlere sormak gerek: 16 yıldır piyasada olan bir teknolojinin hala kullanılabilir olması için ek katmanlara ihtiyaç duyması, başarısızlığın ta kendisi değil mi?
Ayrıca, günlük hayatta Bitcoin ile ödeme kabul eden işyeri sayısı giderek azalıyor. Hatta bir dönem Bitcoin kabul eden büyük şirketler bu uygulamadan vazgeçti. Neden? Çünkü kimse değeri her an %10 değişebilecek bir şeyle ödeme yapmak istemiyor.
Enerji Felaketi
Bitcoin madenciliği, bazı ülkelerin tüm enerji tüketiminden daha fazla elektrik harcıyor. Arjantin'in yıllık elektrik tüketimine eşdeğer bir enerji, anlamsız matematiksel hesaplamalar için harcanıyor. Küresel ısınmanın kritik eşikte olduğu bir dönemde, bu kömür yakarak işleyen bir "gelecek teknolojisi"nin savunulması nasıl mümkün olabilir?
"Yenilenebilir enerji kullanılıyor" yalanına da inanmamak gerek. Madencilerin çoğu elektriğin en ucuz olduğu yerlerde faaliyet gösteriyor ve bu yerler genellikle kömür santralleri.
Suç ve Kara Para Cenneti
Bitcoin'in anonimliği, masum yatırımcılar için değil, öncelikle suçlular için avantaj sağlıyor. Fidye yazılımı saldırıları, uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, kara para aklama... Bütün bu illegal faaliyetlerin ortak noktası Bitcoin kullanımı.
"Nakit de suçlarda kullanılıyor" savunması çocukça bir argüman. Nakit için kurumsal yapılar, takip mekanizmaları, uluslararası işbirliği protokolleri var. Bitcoin tam bir karanlık alan.
Piramit Şemasının Dijital Hali
Bitcoin'in değer kazanması için sürekli yeni alıcılara ihtiyaç var. Erken girenlerin kazanması için geç girenlerin para koyması şart. Bu piramit şemasından başka bir şey değil.
Bitcoin hiçbir değer üretmiyor, temettü vermiyor, reel bir varlığa dayanmıyor. Sadece "başkası bana daha fazla para verir" umuduyla alınıyor. Bu spekülatif balonun patlaması an meselesi.
Üstelik Bitcoin savunucularının sürekli yeni insanları "sisteme dahil etme" çabaları, çok seviyeli pazarlama şirketlerinin agresif satış taktiklerini andırıyor. "Kaçırma", "çok geç olmadan al", "on yıl sonra pişman olursun" gibi korku ve hırs pompalayan söylemler, sağlıklı bir yatırım aracının değil, bir kült hareketinin dilidir.
Teknik Sınırlamalar ve Ölçeklenemeyen Yapı
Bitcoin saniyede 7 işlem gerçekleştirebiliyor. Visa saniyede 24.000 işlem yapabiliyor. Bitcoin tüm dünya için bir ödeme sistemi olmak iddiasında bulunurken, teknik olarak bir mahalle bakkalının bile ihtiyaçlarını karşılayamıyor.
"Teknoloji gelişecek" diyorlar. 16 yıldır gelişmiyor. Temel mimari sorunları var ve bunlar düzeltilemez çünkü "merkeziyetsizlik" dogması her türlü iyileştirmeyi engelliyor.
Hükümetlerden Kaçış Değil, Yeni Efendilere Teslim Oluş
Bitcoin kullanıcıları hükümetlerden kaçtıklarını sanıyorlar ama gerçekte borsalara, cüzdan sağlayıcılarına, madencilere teslim olmuş durumdalar. Bu oyuncuların hiçbiri demokratik hesap verebilirlik mekanizmalarına tabi değil.
Hükümetler en azından seçmenler karşısında sorumlu. Kripto borsası sahibi kimseye hesap vermiyor. FTX skandalı bunun en çarpıcı örneği: Milyarlarca dolar yatırımcı parasıyla kumar oynandı, şirket battı, insanlar her şeyini kaybetti.
Sonuç: Büyük Hayal Kırıklığı
Bitcoin, finansal sisteme alternatif olmak yerine onun en kötü özelliklerini aşırı dozda içeren bir frankenstein canavarı haline geldi. Daha volatil, daha manipülasyona açık, daha enerji israfçısı, daha kullanışsız bir "para" icat etmek için gerçekten çok çaba sarf etmek gerekiyordu ve Bitcoin bunu başardı.
Hükümetlerin para politikalarını eleştirmek meşrudur. Fakat çözüm olarak sunulan şey, problemin kendisinden bin kat daha kötü olduğunda, bu bir çözüm değil, yeni bir felakettir.
Bitcoin'in vadettikleri ile getirdikleri arasındaki uçurum o kadar büyük ki, tarihin en başarısız ideolojik projeleri arasında anılmayı hak ediyor. Sıradan insanları finansal özgürlüğe değil, daha derin bir belirsizliğe, daha vahşi bir spekülasyon ortamına, daha kontrolsüz bir manipülasyon cehennemine sürükledi.
Ve en acı gerçek şu: Bitcoin'den en çok kazananlar, tam da sistemin eleştirdiği "zengin elit"in ta kendileri oldu. Erken giren teknoloji milyarderleri, venture capital fonları, büyük kurumsal yatırımcılar... Sıradan insanlar ise volatilite tuzağında paramparça oldular.
Bitcoin devrimi değil, büyük bir aldatmacaydı. Ve ne yazık ki bu aldatmacaya inanan milyonlarca insan, birikimlerinin önemli bir kısmını kaybetti. Belki de asıl soru şu: Finansal sistemin sorunlarına gerçek çözümler aramak yerine, neden bir dijital hayalin peşine düştük?
Burada yer alan bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bilgilendirme amaçlıdır. Yatırım Danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak Yatırım Danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler herhangi bir yatırım aracının alım-satım önerisi ya da getiri vaadi olarak yorumlanmamalıdır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
