logo
Gizlilik ve Çerezler
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Gizlilik ve Çerez politikalarımızı inceleyebilirsiniz.
Her Telden   13.07.2020   351

Durmadan Mutluluğu Aramanın Mutsuzluğu! Kendinizi Mutsuz Hissettiğinizde Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun.

Bu Yazıyı Paylaş:

Yaşamımızın birçok döneminde mutsuz hissettiğimiz zamanlar olur. Dünya hayatı dikensiz gül bahçesi değil. Bu yazının yazıldığı pandemi (salgın) dönemi de Corona virüsü nedeniyle evlere kapandığımız, bir çok iş yerinin kapandığı, açık olanların işlerinin bozulduğu, insanların hem ekonomik hem sağlık kaygılarının arttığı genel olarak mutsuz bir dönemdi.

Benim de bu mutsuzluktan payıma epeyce düştüğü bir gün bizim İstanbul Siyasal Bilgiler Mezunları Derneği'nin sosyal medya grubunda Eğitimci-Yazar Sn. Erhan Ziya Sancar'ın bir yazısına rastladım. Öyle iyi geldi ki benim için tam bir terapi oldu. Okuldan devre arkadaşım ama edebi gücü olarak "üstadım" olarak niteleyebileceğim bu modern zaman filozofunun yazısında Yunus'tan Mevlana'ya ve Hayyam'a kadar derin felsefi tatlar buldum. "Mutluluk ve mutsuzluk" hakkındaki duygu ve düşüncelerimi sorguladım. Bu yazıyı kendisinin müsaadesiyle aşağıda paylaşıyorum. Size de iyi geleceğini temenni ediyorum.

Erhan Ziya SancarBu haftaki yazım mutluluğu ararken mutsuzluğun modern dehlizlerinde kaybolan biz zavallı bireyleri anlatıyor.

Birey olalım derken yalnızlaşıp depresyonun karanlığına teslim olmamızı anlatıyor.

Bir ara 'Tokatlı Tokatlı'yı Tokatlamamalı' konulu yazımda mutluluğu başkalarının mutsuzluğunda arayan asalakları yazmıştım.

Ancak Mirim, yeni bir mutsuzluk tipi var artık.

Durmadan mutluluğu aramanın mutsuzluğu.

Aradıkça daha da uzaklaşıyor.

İyi de aradığımız nasıl bir şey?

Şair ne diyor;
"Oysa defalarca sormuşlardı: Büyüyünce ne olacaksın? diye…
“Mutlu” diyemedik. Çünkü, çocuktuk; akıl edemedik…"

Hayatın amacını araçlarda arayan zavallılara döndük.

Büyük bir kitapçıya girmiştim. Alacağım kitabı alıp kasa kuyruğuna geçtim.

Önümde orta yaşlı birkaç kadın ve bir genç kız vardı. Tatile çıkmak üzere son alışverişlerini yaptıkları anlaşılıyordu. Ellerindeki kitaplar dikkatimi çekti. Kapağında "mutluluk" kelimesi geçen kılavuz kitaplardı. "Küçük Pembe Mutluluk Kitabı", "Mutluluğu Keşfetmek", "Mutluluk Okulu", "Gerçek Mutluluk"

Şöyle bir baktım.

İyiydiler, hoştular, halleri vakitleri de yerinde gibiydi. Ama ne yalan söylemeli. Zarif alınlarında, bakımlı ellerinde tatminsiz hırsların, umarsız arayışların yorgunluk çizgilerini gördüm sanki.

Düşüncelere daldım: "Ellerindeki kitaplar anlatıyor muydu acaba?"

Mutluluk denen şey, içinde bir ömür geçirilen bir ülke değil ki bir otobüse atlanıp gidilsin.

Devamlı mutlu olmak diye bir şey yok ki, formülleri olsun.

İsmi bile yanlış.

Mutluluk yok, mutlu anlar var.

Tabii ufuklardan mutluluğun gelmesini beklemekten, kitaplardan mutluluğun sırlı formüllerini aramaktan fırsat bulup çevresine bakabilenler için.

Kim bilir; belki o tatile gittikleri yerlerde de mutlu anlar onları bekliyor olacak! Ama onları görebilmeleri için kafalarını "mutluluk öğreten" kitaplarından kaldırıp etraflarına bakmaları gerekecek.

Sosyal medyada miş gibi verilen pozlarla mutluluk satanların silkinip ayağa kalkmaları etraflarına bakmaları gerekecek.

Çay yudumlarken, çayın eşsiz tadından başka bir şeyi düşünüyorlarsa, yüzerken, kafalarında bedenlerini saran sudan başka bir şey varsa, biriyle beraberken şimdiye değil, olup olmayacağı belirsiz uzak geleceklere odaklanmazlarsa onlardan mahrum kalacaklar.

Bir arkadaşım aklıma geliyor şimdi.

Ara sıra şöyle yakınırdı.

"Basitçe uyum istiyoruz, anlamak ve anlaşılmak istiyoruz. Çoğu zaman bir parça huzur istiyoruz. Ama bize sürekli sihirli mutluluk reçeteleri veriyorlar. Bir yanlışlık var bu işte!"

Aslına bakarsanız mutluluğu, çağlar boyunca en gerçekçi şekilde dinler ele aldı.

Aydınlanma çağı sonrasında bireysel hazlar ve arzular yüceltilmeye başlanınca mutluluk bir tür "kazanç" veya "başarı" gibi pazarlanmaya ve öyle de algılanmaya başladı.

Oysa sorun tam da orada!

Mutluluk için kan ter içinde mücadele etmek.

Tuhaf, hattâ tutarsız değil mi?

Belki mutlu olmak için hayatla kavga etmekten vazgeçme hâlinin ta kendisidir mutluluk!

Belki hikmetine akıl erdiremeyeceğimiz bir armağanıdır Yaradan'ın.

Hiç de öyle Kafdağı'nın ardında, gizli haritalarda işaretlenmiş ıssız adalarda değil; tam yanı başımızda, gözlerimizin önünde, oraya buraya serpiştirilmiş; çiçekler gibi.

Başınıza gelmiş, veya ne yaparsanız yapın zaten gelecek olumsuzluklara omuz silkip "Gönderene selam olsun" demektir, mutluluk.

Mutlu olmak (!) için harcayacağınız zamanınızı ve paranızı ihtiyacı olan birisine harcayın, onu sevindirin.

Sonra şöyle demli bir bardak çayın tadına varırken kulaklarınız bir çocuğun, bir kuşun şen sesini yakalamaya çalışsın.
Yok mu?
Hayal edin.

Mutluluk anı yakalamak, görüntülemek değil yaşamaktır.

Mutluluk geçmişi sorgulamak yarını kurgulamak değil, anı yaşamaktır.

Mutlu olmak her şeye sahip olmak değil, sahip olduklarını her şey yapabilmektir.

Azla mutluluk çokla didişmekten iyidir.

Mutluluk küçük çocuklara hediye almak gibidir.

Unutma, gölgesiz mutluluk olmaz, bak güneşte bile leke var.

Mutlu olmak için mutsuzluğu bilmek gerekir.

İnsanlar için en ideal düzen, onların mutlu olduğu düzendir.

İnsan öğrendikleriyle değil öğrettikleriyle mutlu olur.

İyi yaşamak değil, yaşamayı iyi bitirmek. İşte gerçek mutluluk budur.

Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin.

Mutluluk sözünü yutanla değil ne olursa olsun sözünü tutanla yaşanır.

Mutluluk ikiz olarak doğar. Onu tatmanın tek bir çaresi vardır o da paylaşmak.

Ne kadar değişirsen değiş. İlk nerede mutlu olduysan, hep oraya çevirirsin kafanı.

Başkalarının mutluluğundan kendine pay çıkaran insan, en mutlu insandır.

Bahçelerinde lahana ekenler bizden üç veya dört kat mutludurlar.

Mutluluğun formülü, gerektiğinde önemsiz şeylerle meşgul olabilmektir.

Kaybettiğini sandıkların kurtulduklarındır belki. Unutma, kimi gittiği yeri mutlu eder, kimi terk ettiği yeri.

Mutluluk daima yakınımızdadır, yakalamak için çoğu zaman elimizi uzatmak yeter.

Mutlu bir hayat istiyorsanız hayatınızı bir amaca bağlayın, kişilere veya eşyalara değil.

Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer. Nehir asla durmaz.

Mutluluk karşılıksız verebilmektir, siz hala anlamadınız mı?

Mutluluk objektiften değil çıplak gözle bakabilmektir güzelliklere.

Mutluluk bir dostun sağlam bir omzu uzattığı elidir vesselâm!

Erhan Ziya SANCAR

Yazar'ın diğer yazılarından seçtiklerim.
Maymunlar Cehennemi
Dostum Dostum
Sizin Hiç Babanız Öldü mü?
Annem İçin

Konu Resmi İçin Fotorech'e Teşekkürler. Resim Daniel Reche tarafından Pixabay'a yüklendi

Bunları Okudunuz mu?
Türkiye E-ticaret'de Geleceği Parlak Bir Ülkedir ve Öyle de Kalacaktır

Türkiye E-ticaret'de Geleceği Parlak Bir Ülkedir ve Öyle de Kalacaktır

E-ticaret   01.08.2018   2564

Ben bu "Türkiye'de e-ticaret, geleceği çok parlak bir sektör" lafını sektöre girdiğim 2001'den beri hep duyarım. Şu masalı çok duydum. "Türkiye 80 milyonluk ve genç bir nüfusa sahip. E-ticaretin perakende sektöründeki payı %3'lerde, gelişmiş ülkelerde ise bu oran %12'lerde. Demek ki Türkiye'nin E-ticarette geleceği parlak. Ne yazık ki 2001'den bugüne o parlak gelecek bir türlü gelemedi.

E-Ticaret Sektörüne Girmek İsteyenlere Tavsiyeler

E-Ticaret Sektörüne Girmek İsteyenlere Tavsiyeler

E-ticaret   20.01.2012   150846

E-ticaret sektöründe iş yapan veya yapmak isteyenler için, sektöründe 10 yılı geride bırakmış ve sitelerini kendi emeğiyle sıfırdan kurmuş bir kişi olarak tecrübelerimi bu yazıyla aktarmak istedim.

E-Ticarette İade Sorunu ve Getirdiği Riskler

E-Ticarette İade Sorunu ve Getirdiği Riskler

E-ticaret   29.03.2012   23148

İadeler, özellikle küçük e-ticaret teşebbüsleri için büyük riskler taşıyor. Yasal mevzuat tamamen tükeciyi yanlısı ve satıcıyı tüketicinin insafına terkeden bir yapıda hazırlanmış. Gelin hep birlikte, e-ticarette iade sorununa göz atalım.

erhan ziya sancar, mutluluk mutsuzluk, depresyon, hayata dair, anı yakalamak, anı yaşamak, ,

Yorum Yazabilirsiniz

(E-postanız Yayınlanmayacaktır.)
Karakter  Kaldı

Yorumlarınız & Sohbet

Bu İçeriğe Henüz Yorum Eklenmemiş. İlk yorum yazan siz olun.

Yeniliklerden Haberdar Olabilirsiniz!

Web Tasarım