Emniyet Müdürünün Bu Şekilde Şehit Edilmesi Bir Eğitim Zaafını Gösteriyor

Bir polis çocuğu olarak, dün akşam haberlerinde Antalya Konyaaltı Emniyet Müdürü Uğur Gökcan´ın şehit edilişini büyük bir üzüntüyle izledim.

Kameraların anı anına görüntülediği ve tüm Türkiye´nin izlediği bu menfur olayı, bir daha bu tip olayların yaşanmaması için yönetim bilimi açısından, eğitim ve tatbikat konularına dikkat çekerek ele almak istiyorum.

Bu olay Emniyet Teşkilatında bir eğitim zaafiyeti olduğunu gösteriyor. Şöyle ki.

Bir akaryakıt istasyonuna gasp amacıyla gelen saldırganın etkisiz hale getirilmesi için emniyet birimlerine haber veriliyor. Saldırganın elinde silah var. Emniyet Müdürü, ikna amacıyla saldırgana yaklaşıyor. Saldırgan etrafa tehditler ve emirler yağdırıyor.

Kendisine yaklaşan emniyet müdürünü korkutmak için yere ateş ediyor. Ama emniyet müdürü korkmuyor ve cesaretle saldırgana yaklaşmaya devam ediyor. O sırada diğer polisler havaya ateş ediyor. Resimden de görebileceğiniz gibi Emniyet müdürü polislere dur işareti yapıyor. Ancak polisler saldırgana doğru yöneliyor, bu sırada elinde silah olan saldırgan, elinde hiç bir şey olmayan emniyet müdürüne sarılarak onu kendine siper ediyor. Emniyet müdürü de eli silahlı saldırgana doğru hamle ediyor. Saldırgan ile emniyet müdürü birlikte yere düşüyor. Saldırganın elindeki silah müdürün göğsüne doğru. Saldırgan mı doğrultuyor yoksa saldırganla birlikte yuvarlanan emniyet müdürü elini tuttuğu için mi silah o açıda TV den anlayamıyoruz. O sırada silah ya saldırgan tarafından kasıtlı olarak veya kazayla tekrar ateş alıyor. Emniyet müdürü kalbinden ağır yaralanıyor ve hastanedeki müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oluyor.

Emniyet teşkilatı bir ferdini yitiriyor. Bir kadın eşini, çocuklar babalarını kaybediyor. Neresinden bakarsanız bakın vahim bir olay.

Amacım rahmetliyi eleştirmek değil. Ancak emniyet müdürlüğüne kadar gelmiş ve o bilgi ve tecrübeye sahip bir yöneticinin, eli silahlı bir saldırgana karşı önce kendi güvenliğini sağlaması gerekmez mi? Olayda emniyet yetkilileri ne kendi güvenliklerini ne de çevrenin güvenliğini sağlamadan direkt olarak saldırgana karşı eyleme geçiyorlar. İzleyiciler orada, kameralar orada. Silahlar kaç defa ateşlenmiş, bir emniyet müdürü kalbinden vurulmuş, ondan sonra elinde makinalı tüfek ve saldırganın silahı olan bir polis etraftakileri uzaklaştırmaya çalışıyor. Olay olup bittikten sonra.

Sen-ben böyle ani gelişen olaylarda ne yapacağımızı bilemeyebiliriz ancak Polis´in görevi zaten o. Polis dedin mi böyle olaylarda ne yapacağını bilecek. Önceden hazırlıklı, bilgili ve eğitimli olacak. Eli silahlı saldırgana yaklaşıyorsun ama üzerinde çelik yelek bile yok. Çevre güvenliği sağlanmamış. Etraf boşaltılıp şeritlerle emniyete alınmamış. Saldırganı uzaktan etkisiz hale getirecek, ne bileyim bayıltıcı iğne falan atan bir aletin yok. Silahlı adamın üzerine öylece atlıyorsun. İzlediğim tüm kareler, emniyet teşkilatında bu tip olaylara karşı eğitim zaafı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bunların hiç mi uygulamalı hizmet içi eğitimi yok, hiç mi tatbikat yapılmıyor diyorum. İnşaatlarda bile "Önce Can Güvenliği" yazar.

Belki emniyettekiler kızacaklar. Sen ne yapılacağını nerden biliyorsun diyecekler.
Belki ne yapılacağını bilmiyorum ama ne yapılmayacağını hep birlikte görmüş olduk.
Bir can gitti.

Şehit emniyet müdürüne Allah Rahmet eylesin. Ailesine ve tüm Emniyet teşkilatına başınız sağolsun diyorum. Bir daha böyle acıların yaşanmaması için de teşkilatı, hizmet içi eğitime ve tatbikata daha fazla önem vermeye davet ediyorum.

Geri Dön Geri Dön

YORUMLAR


E-postanız Yayınlanmayacaktır.

Karakter  Kaldı

Başkentimiz Neresidir? (Küçük Harflerle)

Sermet E.
Bir şok cihazı yeterdi bence de arkadan biri yanaşıp doğrultup bayıltacak o kadar...

Emrah Güven
Samet hocam amerikan filmlerinde görüyoruz, polisler tabikatta olayı geçek hayatgibi canlandırıyor, diyelim hata yaparlarsa eğitmenleri diyor ki. Sen bir ölüsün. Eğer bu bir tatbikat olmasaydı şimdi ölmüştün. Bizde hiç mi eğitim yok anlamıyorum.