logo
Gizlilik ve Çerezler
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Gizlilik ve Çerez politikalarımızı inceleyebilirsiniz.
İş Dünyası   27.03.2021   102

Faiz mi Enflasyonun Sebebidir Yoksa Enflasyon mu Faizin Sebebidir?

Bu Yazıyı Paylaş:

Enflasyon yüksek faizin bir sonucu mudur?
Faiz enflasyonun sebebi midir yoksa sonucu mudur?
Bir de bundan bize ne?

Son günlerin popüler tartışması bu. Tartışma, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Yüksek faiz enflasyona neden oluyor, bu nedenle faizi düşürürsek enflasyonu da düşürürüz" görüşüne ekonomist bilim insanlarının şiddetle karşı çıkmasıyla başladı.

Cumhurbaşkanı bu görüşte ve hükümet ekonomi politikalarında faize müdahale ederek düşük tutma çabası içinde. Geçtiğimiz Perşembe günü Merkez Bankası faizleri piyasa beklentilerinin de üzerinde olarak 200 baz puan artırınca bu durum Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın görevden alınmasıyla sonuçlandı ve tartışma bir kez daha alevlendi.

İki Karşıt Görüş Bu Konuda Ne Diyor?


Ekonomistlere göre;


Bir ülkede faizler o ülkedeki enflasyon artı o ülkedeki risklere göre oluşur.
Faiz = Enflasyon + Riskler
Burada faiz bağımlı değişken, enflasyon ve riskler ise bağımsız değişkendir. Bu formüle göre faizin oranını o ülkedeki enflasyon ve riskler belirler. Yani yüksek faiz, yüksek enflasyon ve yüksek risklerin bir sonucudur. Faiz enflasyonun sebebi değildir sonucudur.

Faizi düşürmek için önce enflasyona sebep olan gerçek sebepler belirlenmeli ve onlar ortadan kaldırılmalıdır. Bu da ekonomik reformlarla, adil ve güvenli hukuk sistemiyle, kaliteli bir eğitim sistemiyle, yüksek katma değerli üretimle, içte ve dışta gerilim yaratacak hadiselerin olmamasıyla vb. mümkündür. Bu zahmetli ve uzun bir süreçtir ancak kalıcıdır. Gerçek çözümdür. Oysa siyasilerin amacı seçim kazanmak olduğundan hemen sonuç beklemektedirler. Sorunlar orada dururken faize müdahale edip zorla düşük faizi dayatarak ekonomik olarak mümkün olmayan sun-i çözümler peşinde koşmaktadırlar.

Faizi düşürerek enflasyonu düşüremezsiniz.
Faizleri düşürdünüz diyelim. O zaman elinde parası olan bakar ki bu parayı bankaya faize koysa, reel olarak, yani enflasyonun etkisinden arındırılmış ve vergileri çıkmış net gelir olarak bir şey kazanmıyor. Hatta enflasyondan daha düşük bir gelir elde edeceği için parası eriyor, o zaman gider dövize yatırır. Düşük faiz bu nedenle kur artışına sebep olur. Türkiye gibi ithalata dayalı bir ekonomide de kurlar artınca fiyatlar yükselir. Biz hem nihai tüketici mallarını ithal ediyoruz hem de içeride üretim yapabilmek için hammadde ve teçhizatı da yine dışarıdan alıyoruz. Bu durumda kur yükselince içeride fiyatların da yükselmesi kaçınılmaz oluyor. Ayrıca ithalatımız ihracatımızdan çok, yani dış ticaret açığı veren bir ülkeyiz ve bu açığı dışarıdan gelecek dövizlerle karşılamak durumundayız. Dış borç ödemelerimiz de dövizle. Bu durumda döviz talebi artıyor ve kurların yükselmesi kaçınılmaz oluyor. Kurlar yükselince hem ithal tüketim mallarının hem de yerli üretimdeki girdilerin maliyetleri yükseliyor ve bu da fiyat artışına yani enflasyona neden oluyor. Bu şekilde bir döngüye giriliyor.

Merkez bankası faizi artırınca kurlar düştü. Çünkü döviz almak yerine faize yatırmak daha cazip hale geldi. İnsanlar dolarlarını bozdurup Türk Lirası'na geçtiler. TL değerlendi ve kurlar düştü. Merkez bankasının bağımsız görünümü yabancı yatırımcıya güven verdi ve yurt dışından da para gelmeye başladı. Ancak Merkez Bankası başkanının görevden alınmasıyla bu görünüm tersine döndü.

Avrupa ve Amerika'da faizler çok düşük. Yani orada parası olan, parasını bankaya koyduğunda faizden bir getiri elde edemiyor. Hatta negatif faizler var. Yani 100.000 birim paranızı bankaya koyduğunuzda yılın sonunda 99.500 birim paranız kalabiliyor. Bu durumda bir yabancı olarak siz ülkenizdeki bir bankadan çok düşük faizle borç alıp Türkiye'de faize yatırırsanız reel bir kar elde edebiliyorsunuz. Bu da yurt dışı fonların birikimlerini Türkiye'de değerlendirmelerini sağlıyor ve yurt dışından para geliyor.

Burada dikkat edilecek bir husus var. Bu görüşü savunan ekonomistler de faiz iyidir, bırakın faizler yüksek olsun demiyor. Yüksek faizi savunmuyorlar. Evet faiz kötüdür ve düşmelidir ancak bunun yolu siyasi kararlarla, dayatmalarla, faize müdahale ederek, emir komutayla düşürmek değildir. Ekonominin gereklerini yaparak önce enflasyonu düşürmektir. Enflasyon düşünce faizler de düşecektir.

Enflasyonun yıllık %2-3 gibi düşük bir seviyede olduğunu düşünün. Bu durumda banka size yıllık %19 faiz verir mi? Peki ülkede enflasyon %20'lerdeyse siz paranızı %10 gibi enflasyondan çok daha düşük bir faizle bankaya yatırır mısınız?

Bu görüşe göre yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı faizi emirle düşürmek enflasyonu düşürmez, aksine kurları artırır ve bizim gibi ekonomisi ithalata dayalı bir ülkede yüksek kur, fiyat artışına neden olur.

Peki enflasyon nasıl düşer?
Ekonomiye devlet müdahalesi asgari ölçüde ve gerekli durumlarda olmalıdır. Piyasa ekonomisi yürümelidir.
Merkez bankası bağımsız olmalıdır.
Adil ve güvenilir bir hukuk sistemi olmalıdır.
Katma değerli ve yüksek teknolojili üretim modeline geçilmeli ve bunu yapabilecek nesiller yetiştirmek için eğitime fevkalade önem verilmelidir.
Kaynaklar doğru yerlerde kullanılmalıdır. (Örneğin habire inşaat sektörünü desteklemek yerine eğitime ve teknolojik alt yapılara yatırım yapmak gibi.)
İçte ve dışta risk yaratacak gerilimler olmamalıdır.

Böylece yatırımlar ve üretim artacak, hem sağlanan istikrar ve güven ortamı hem de üretilen mal ve hizmetlerdeki artışa paralel olarak enflasyon da düşecektir. Enflasyonun düşük olduğu bir ülkede faizler de doğal olarak düşük olacaktır.

Karşı Görüş: Faiz Enflasyonun Sebebidir Diyenler Ne Diyor?


Cumhurbaşkanı ve etrafındaki ekonomi kurmayları yüksek faizin yüksek enflasyona sebep olduğu görüşündeler. Şöyle ki; faizler yüksek olursa üretim ve yatırım yapmak isteyenler bunu nasıl yapacak? Bankadan yıllık %25 faizle borç alıp bununla nasıl bir şeyler üretip, satıp, kar edip, bir de bu yüksek faizi ödeyeceksin? Faizler düşük olursa o zaman insanlar kredi alır, işini kurar, yatırımını yapar, üretim yapar. Üretim artarsa mal ve hizmetler de artacağından fiyatları da düşer.

Bilmeyenler olabilir kısaca belirtelim ki serbest piyasa koşullarında bir malın arzı talebinden yüksek ise fiyatı düşer. O malın arzı talebinden düşük ise fiyatı artar. Şöyle düşünün o maldan sadece 5 tane var ama biz 10 kişi de o malı almak istiyoruz. Bu durumda o malın fiyatı yükselecektir, çünkü almak isteyen o 10 kişi o malı kendilerinin alabilmesi için daha yüksek fiyat teklif edecektir. Fakat biz 10 kişiysek ve o maldan daha çok miktarda varsa fiyatı artırmamıza gerek yoktur. Hatta satıcılar malları satılabilsin diye fiyatı düşürmek zorunda kalacaklardır. Dolayısıyla mal ve hizmetlerin artması (üretimin artması) yapılacak yatırımlara bağlıdır. Yatırımcı veya girişimci ise yüksek faizle borçlanarak bunu yapamaz.

İkinci bir etken olarak da faiz yüksek olursa insanlar yatırım yapıp üretime katkıda bulunmak yerine parasını faize koyar ve garantili, risksiz getirisine bakar. Parası olanın bu parasını yatırıma, üretime kanalize etmesi gerekirken yüksek faize koyması ülkede yeterince üretim olmamasından dolayı fiyatları yükseltir. Faiz düşük olmalıdır ki parasını faize koymak yerine bir iş yapsın, daha fazla kazanmak için mal ve hizmet üretsin, böylece enflasyon düşsün.

Üçüncü bir ekten de düşük faizin ekonomiyi canlandıracağı görüşüdür. Faiz yüksek ise bankadan kredi çekip araba almazsınız, ev de almazsınız. Ama faizler düşük olursa kredi çekip ev ve araba alabilirsiniz. Düşük faizle kredi alıp bilgisayarınızı yenileyebilirsiniz veya iş yeriniz için gereken bir teçhizatı alabilirsiniz. Düşük faizle tatil kredisi alıp tatile çıkabilirsiniz. Böylece ekonomi de canlanır.

Tabi burada ekonomi canlanmakla beraber mal ve hizmetlere olan talep artacağı için yine fiyat artışına sebep olacaktır. Tıpkı faizlerin % 0.69'lara çekildiğinde gayrı menkul satışlarının artması, ancak bununla beraber 500.000 TL lik dairelerin de 700.000 TL ye çıkması gibi.

Peki ben ne düşünüyorum?
Her iki görüş de kendi içinde tutarlı görünüyor. Hangisinin doğru olduğu hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde geçmişte yaşanmış tecrübelerle ve ekonomi tarihi ile açıklanabilir. Bu yönden baktığımızda faize müdahale edip düşürerek enflasyonu düşürebilmiş bir örnek yok.

Bankalar faizi düşürüp çok cazip olduğunu düşündükleri tekliflerle beni aramışlardı.
- Samet bey kredibiliteniz yüksek, düşük faizden yararlanmak isterseniz hemen şu kadar para verelim. Cevabım şu olmuştu.
- O parayı aldığımda yapabileceğim bir iş fikriniz de varsa hemen alayım.
Çünkü piyasa o kadar durgundu ki düşük faizle kredi versen ne olur. Ne yapacağım o parayla? Ülkenin en büyük 20 E-ticaret sitesinin en iyi tedarikçilerindendim, bunlardan 16 tanesi kapandı. Böyle bir ülkede para versen ne olacak?

Düşük faiz, istikrarlı ve canlı bir ekonomide güzel. Bizim sektör açısından 2005-2012 arası çok güzeldi. E-ticaretin yanında sporcu giysileri üretimine de başlamıştık. Kendi markamızla üretim ve ihracat yapıp ülkemize döviz de getirecektik ama o zamanlar bir inşaat sevdası vardı ki sormayın. Bütün kaynaklar oraya akıtılıyordu. Marka proje denilen yerlerde ufacık 1 oda 1 salon daireler 1 milyon liraya satılır olmuştu. Biz ise ucuz kredi bulamıyorduk. 0.69 faizle 10 yıllık taksitle ev alınabiliyordu ama biz üretim yapacak projemize aynı düşük oranla kredi alamıyorduk. Sanayici fabrikasını kapatıp inşaatçı veya ithalatçı olmuştu. Şimdi Türkiye bunun acısını çekiyor.

Evet faizler düşük olmalı ki bir projeniz varsa düşük faizle borçlanıp bunu finanse edebilin. Düşünsenize bir Avrupa ülkesindesiniz ve orada faizler neredeyse sıfıra yakın. Gidip bankadan para alın ve projenizi gerçekleştirin. Ülkemiz de öyle olsa nice gençler kendi işini kurar, girişimcilik artar, üretim ve istihdam artar. Evet faizler düşük olmalı ki insanlar kolayca kredi alıp ihtiyaçlarını alabilsin ve böylece ekonomi de canlansın. Ama faizlerin siyasi müdahaleyle, baskı ile düşürülmesinin bunu sağlayacağına inanmıyorum. Evet yüksek faiz kötü ve düşürülmeli. Ama bu yüksek faiz sebep değil sonuçtur. Bu konuda ben de ilk teoriden yanayım.

Önemli dipnot: Enflasyon, fiyat artışı, hayat pahalılığı kavramlarının neler olduğunu ve farklarını Mahfi Eğilmez hocamız bloğunda çok güzel anlatmış. Şöyle diyor:
Bazen günlük konuşmada birbiri yerine kullanılsa da enflasyon, fiyat artışı ve hayat pahalılığı farklı kavramlardır. Enflasyon fiyatların genel olarak ve sürekli bir biçimde yükselme eğiliminde olması olarak tanımlanabilir. Fiyat artışı dediğimizde kastettiğimiz şey ise bir veya birkaç malın fiyatının sürekli artması ya da genel olarak malların fiyatlarının yalnızca bir kez artmasıdır. Hayat pahalılığı bir yerde fiyatların başka yerlere göre yüksek olması demektir. Örneğin eskiden beri gelen enflasyonla New York’ta hayat pahalı hale gelmiş olsa da günümüzdeki enflasyon yüzde 3 dolayında olabilir. Bu durumda New York’ta enflasyon ılımlı olsa bile hayat pahalıdır diyebiliriz.
www.mahfiegilmez.com


Konu resmindeki banka vectörü için teşekkür: Designed by vectorpocket / Freepik

Bunları Okudunuz mu?
Eldeki Müşteriyi Kafesteki Kazlar Olarak Görüp Hep Yeni Müşteriye Avantaj Sunan Firmalara Eleştiri

Eldeki Müşteriyi Kafesteki Kazlar Olarak Görüp Hep Yeni Müşteriye Avantaj Sunan Firmalara Eleştiri

İş Dünyası   19.02.2021   112

Ülkemizde büyük firmaların pazarlama - satış stratejileri hep yeni müşteri bulma üzerine kurulu. İndirimler, promosyonlar hep yeni müşteriye. Eski müşteriler bir nevi kafesteki kazlar olarak görülüyor. Bu yazıda Türk firmalarının çoğunda gördüğüm yanlış satış-pazarlama stratejilerinden birine değiniyorum.

En İyi Emlak Sitesi Hangisi?

En İyi Emlak Sitesi Hangisi?

İş Dünyası   14.02.2013   19335

Satılık veya kiralık emlak ilanı vermek için en etkili site hangisi? İşim internetle ilgili olduğundan eş-dost sağ olsun emlak ilanlarını benim açmamı ve takip etmemi istiyor. Onlara yardımcı olurken en iyi geri dönüşün hangi sitelerden olduğunu da test etme imkanım oluyor.

Girişimcilerin Moralini Bozmayı İş Edinen Tipler İçin Bir Fıkra

Girişimcilerin Moralini Bozmayı İş Edinen Tipler İçin Bir Fıkra

İş Dünyası   08.12.2012   8973

Bazen büyük heyecanla bir projeye başlarsınız. Yüksek bir motivasyonla, dört elle sarılıp bunu gerçekleştirmeye çalışırsınız. Ancak çevrenizde sürekli olarak boşa çaba harcadığınızı, bu işin tutmayacağını söyleyip duran, işi gücü moral bozmak olan tipler bulunur. İşte bu yazıdaki fıkramız onlar için.

faiz enflasyon tartışması, faiz enflasyonun sebebi midir sonucu mudur, faiz enflasyon ilişkisi, faiz enflasyona sebep olur mu, enflasyon nedir, faizi düşürerek enflasyon düşer mi,

Yorumlarınız & Sohbet

Bu İçeriğe Henüz Yorum Eklenmemiş. İlk yorum yazan siz olun.

Yorum Yazabilirsiniz

Karakter  Kaldı

Yeniliklerden Haberdar Olabilirsiniz!

Web Tasarım