logo
Gizlilik ve Çerezler
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Gizlilik ve Çerez politikalarımızı inceleyebilirsiniz.
İş Dünyası   16.01.2020   1109

İşsizlik İnsanları Ne Hale Getiriyor? Cüneyt Özdemir'in "Memleketimden İşsizlik Manzaraları" Videosunu Mutlaka İzleyin.

Bu Yazıyı Paylaş:

Gençliğinin baharında bir üniversite öğrencisi kızımızın intiharı beni çok üzdü. 'Yemek kartımda 1 lira kaldı. Gidecek yerim de yok, yaşanmaya değer bir hayatım da' diye tweet attıktan sonra yaşamına son vermişti.

Cüneyt Özdemir bu olaydan aylar önce, benzer ruh hallerini dile getiren bir video yayınlamıştı. Hangi yetkili izleyip "bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız" dedi? Siyasiler anca koltuk kapma veya koltuğunu kaptırmama derdinde. Onlardan bir halt olmaz. Anca birbirleri hakkında konuşup, itişip dursunlar. Vatandaş ne halde diye düşünen yok. Öyleyse ancak bizden bize fayda var. Onlardan medet ummayı bir yana bırakıp kendimiz bir şeyler yapmalıyız.

İşsizlik Öyle Lanet Bir Şeydir ki İnsanı da Toplumu da Yer Bitirir.

Gelin, çok kısa bir zaman ayırarak işsizlik denen belanın insanı ne hale getirdiğine kısaca göz atalım. Bunu çok güzel anlatan bir video var. Cüneyt Özdemir'in Youtube kanalında "Memleketimden İşsizlik Manzaraları" başlıklı vlog videosu. Şu linkten izlemenizi öneririm. Videoyu İzlemek İçin Tıklayın

Cüneyt Özdemir bu videoda işsiz insanların halet-i ruhiyesini çok güzel dile getirmiş.
"İşsizlik evlere nasıl kor ateş gibi düşüyor, yüreklerde nasıl büyük sıkıntılara yol açıyor, insanların hayata tutunmasını nasıl engelliyor onları anlatmaya çalışacağım" diyor Özdemir.

İşte bunlardan seçtiğim birkaçı. Her paragraf ayrı bir kişinin işsizlik karşısındaki duygularını dile getiriyor.


  • "Dışarıya çok nadir çıkıyorum. Berbere, bakkala gittiğimde bile bir utanç duygusu hissediyorum. Hak etmediğimi düşünüyorum bu durumu. Sürekli kendi kendime öz eleştiri yapıyorum. Neyi eksik yaptığımı, nerde yetersiz olduğumu düşünüyorum. Hayatım, mezun olduğum tarihte takılı kalmış gibi hissediyorum. Zamanımın büyük bir çoğunluğu bilgisayar başında iş arayarak geçiyor. Umutsuzluk, hayal kırıklığı ve çok büyük bir utanç duygusu. İşsizlikle ilgili duygularım bunlar. Yetersiz, işe yaramaz, değersiz bir varlık gibi hissediyorum."

  • "Yaklaşık 8 aydır işsizim. Geceleri uyuyamıyorum, depresif ve gelecekten ümidimi kesmiş durumdayım ve sağlıkla da düşünemiyorum."

  • "Çevremin gözünden düşmek mi, dalga konusu olmak mı, birikmiş tüm paramın bu sürede tükenmiş olması mı. Saçlarım döküldü, zayıfladım, sinir sistemim alt üst. Çok zorluyorum kendimi dibe vurmayayım diye ruhsal manada."

  • "Genellikle bir günüm şöyle geçiyor. Uyanıyorum, yemek yiyorum, bilgisayara girip İŞKUR sisteminden veya kariyer sitelerinden iş başvuruları yapıyorum. Bazen dönüyorlar ama genellikle dönmüyorlar. Akşam vakti olunca bir iki tur atıyorum etrafta. Yine eve gelip oturuyorum ama aklımdan köşe başında midye satmak geçiyor bu aralar."

  • "Arkadaşlarım, yeni tanıştığım kişiler hep soruyor
    - 'Ne iş yapıyorsun?'
    Cevabım hep aynı; -'Çalışmıyorum.'
    - 'Ne zamandır?'
    - '5 Yıldır.'
    - 'Ooo hayat sana güzel.'
    Gel bir de bana sor arkadaşım. Belli bir yaşa geldiğin halde bir baltaya sap olamadığını görmek güzel bir şey mi? Ne geleceğimin garantisi var, ne yaşantımın."

  • "İşsizlik benim için bir alışkanlık halini aldı. KPPS, YDS gibi sınavları kendime hobi edindim. Her sene girmeden yapamıyorum. Muhasebe ve işletme diplomalarım var."

  • "Üç kardeş üniversite mezunuyuz. Biri ziraat mühendisi, biri ekonomi mezunu ve bir de uluslararası ilişkiler mezunu var. Evde işsiz güçsüz üçümüz de oturuyoruz. Kazansak bile atanamayacağımız sınavlara çalışıyoruz. Pandora'nın kutusundan bize kalan umut oldu. Kendimizden çok bizim için hayalleri olan annemize acıyoruz. Yaşadığım psikolojik bunalımları yazsam okuyamazsınız. Eş, dost, akraba 'iş bulamadınız mı daha' diye sormasın diye kimsenin yanına gidemez olduk."

Yukarıdakiler tarihe düşülmüş utanç notları aslında. Bunları sadece okumak, dinlemek, izlemek yetmez. Bir şeyler yapmalı. Bir araya gelip çözümler üretmeli. Sorunları ortaya koymak güzel de çözümleri de tartışmalı. Herkes kendi çapında projeler önermeli ve fayda sağlamalı.

İşsizlik belasından nasıl kurtulunur? Neden insanlar iş bulamıyor? Her geçen gün artan işsizlik ve yoksulluk nasıl engellenebilir? Neden bazı insanlar milyonlarca dolara sahip olup lüks bir yaşam sürerken, bazı insanlar daha yaşamının baharında 'Yemek kartımda 1 lira kaldı. Gidecek bir yerim de yok yaşanmaya değer bir hayatım da' deyip intihar ediyor.

Birkaç yıldır uzun uzun bu soruların cevabını düşünüyorum. Bu beni okumaya sevk etti ve on binlerce sayfa okudum, araştırdım. Öyle ki sonuçlar, sebepler derken önce yakın geçmişe sonra yüz yıllar öncesine gitmem gerekti. Bunları bir yazı dizisi halinde bloğumda anlatacağım. Şimdilik konumuz bu değil. Konumuz "İşsizliğe acilen nasıl çare buluruz?"

Ben kendi adıma bu konuda fayda sağlayabilecek bir proje yaptım ve hayata geçirdim. Sonraki yazımda bundan bahsedeceğim. İşsizliği kökünden silip süpürmez ama "Deniz Yıldızının Hikayesi" misali pek çok kişiye faydası olacaktır.

Sevgiyle ve umutla kalın.

Bunları Okudunuz mu?
PKK'lı İlk Öğretmenim

PKK'lı İlk Öğretmenim

Her Telden   05.09.2016   3491

PKK terör örgütü üyesi veya sempatizanı öğretmenlerin ihraç edileceği Başbakan tarafından bildirildiğinde ister istemez ilk okuldaki ilk öğretmenimin yaptığını hatırladım. Küçük çocukları bile çirkin ideolojilerine alet eden insanlardan öğretmen olmaz, olamaz.

Birbirine Kıçını Dönüp 'Hayır' Demekle İş Dünyasında Başarılı Olunmuyor

Birbirine Kıçını Dönüp 'Hayır' Demekle İş Dünyasında Başarılı Olunmuyor

İş Dünyası   02.08.2018   2074

Aynı firmanın bize bir şey satmaya çalışan bölümü ısrarla benden randevu almaya çalışırken, bizim onlara bir şey satmaya çalışan bölümümüze onların ilgili bölümü tenezzül edip randevu bile vermiyor. İşte iş dünyamızın düştüğü durum bu. Birlikte iş yapma kültürü ancak bu kadar. Onlar sana bir şey satmaya çalışırken ne kadar tatlı dilli...

Eldeki Müşteriyi Kafesteki Kazlar Olarak Görüp Hep Yeni Müşteriye Avantaj Sunan Firmalara Eleştiri

Eldeki Müşteriyi Kafesteki Kazlar Olarak Görüp Hep Yeni Müşteriye Avantaj Sunan Firmalara Eleştiri

İş Dünyası   19.02.2021   60

Ülkemizde büyük firmaların pazarlama - satış stratejileri hep yeni müşteri bulma üzerine kurulu. İndirimler, promosyonlar hep yeni müşteriye. Eski müşteriler bir nevi kafesteki kazlar olarak görülüyor. Bu yazıda Türk firmalarının çoğunda gördüğüm yanlış satış-pazarlama stratejilerinden birine değiniyorum.

işsizlik, cüneyt özdemir, memleketimden işsizlik manzaraları, işsiz insanların durumu, işsiz insanların ruh hali,

Yorum Yazabilirsiniz

(E-postanız Yayınlanmayacaktır.)
Karakter  Kaldı

Yorumlarınız & Sohbet

Bu İçeriğe Henüz Yorum Eklenmemiş. İlk yorum yazan siz olun.

Yeniliklerden Haberdar Olabilirsiniz!

Web Tasarım