Girişimcilerin Moralini Bozmayı İş Edinen Tipler İçin Bir Fıkra

Girişimci adam hayal eder, yaratıcıdır, heyecanlıdır, coşkuludur. Olumlu düşünür. Elbet bu iş tutacak ve çok para kazanacaktır. Projesini gerçekleştirmek için derin bir istek duyar ve büyük bir motivasyonla dört elle sarılır.

Ancak etrafında ha bire o işin tutmayacağını söyleyen ve moral bozan tipler bulunur. Bu tipler genellikle aile ve yakın arkadaş çevresinden çıkar. Çoğunlukla da endişeleri o projenin tutmayıp ta sizin zarar görmeniz değildir. Aksine tutmaması için içten içe dua etmektedirler.

Belki de insanın doğasında vardır. Hastalansanız, iflas etseniz, başınıza kötü bir iş gelse ah vah eder, geçmiş olsuna gelirler de çok başarılı bir iş çıkarsanız, işinizde terfi etseniz, yükselseniz içten içe bunu hazmedemez ve bir an önce yuvarlanmanızı dilerler.

Halbuki onlar oturdukları yerde oturur dururlar. İşsizlikten, parasızlıktan yakınırlar ama kazanmak için bir teşebbüste bulunmazlar. Yaratıcı değillerdir. Bir işi sıfırdan alıp götüremezler. Ancak zaten kurulmuş, büyümüş ve yürüyen bir işi verirseniz onun memurluğunu yapabilirler. Çünkü ne yeterince hayal güçleri, ne yaratıcıkları ne de bunu yapabilecek yetenek, bilgi veya zekaları vardır. Hemen hiç bir işe heyecan duymazlar. Onlara göre iş zaten tutmayacaktır ve bu faydasız işe zaman ve emek harcamaya gerek yoktur. Ancak o iş tutup, yürüyüp gözlerine sokarsanız inanırlar.

Şimdi size böyle tipler gördüğünüz zaman onlara anlatabileceğiniz bir fıkra yazayım. Hani siz hangi projeyi söylerseniz söyleyin burun kıvıran, inançsız ve heyecansız tipler var ya. İşte onlar için geliyor bu fıkra.

Adamın biri çok girişimciymiş. Sürekli yeni projeler ve işler hayal eder, çalışır didinir, sıfırdan alır büyütürmüş. Bu sayede de hatırı sayılır bir servet edinmiş. Zengin olmuş.

Gel gelelim bu adamın, babasına hiç mi hiç benzemeyen bir oğlu varmış. Oğlu yetişkin çağa geldiğinde adam oğluna da bir iş kurmak istemiş. Ama hangi işi söylese, hangi projeyi önerse, bu oğul her zaman muhalefet edermiş. Yok baba o iş tutmaz, yok baba bu iş para kazandırmaz der otururmuş. Armudun sapı var, üzümün çöpü var diye diye her işi geri çevirirmiş.

Bir gün adam muhteşem bir makina görmüş. Öyle ki bu makinaya önden canlı canlı danayı veriyorsun, sonunda sucuk olarak çıkıyor. Tamam, işte buldum. Bizim oğlanın buna da diyecek bir şeyi olamaz artık deyip büyük bir heyecanla makinayi alıp kurdurmuş ve oğlunu da çağırmış.

- Bak oğul, bu makinanın bir eşi yok. Önden danayı veriyorsun, sonunda sucuk olarak çıkıyor, demiş.

Oğlu bir müddet makinaya bakmış. Sonra suratında beğenmez bir ifade ile babasına dönmüş.

- Baba yaw, bunun önden sucuk verip, sonda dana çıkaranı yok muydu, demiş.

Baba artık dayanamamış.
Vardı oğlum vardı. O da anandı, demiş.

Tüm girişimcilere sevgileri sunar, projelerini gerçekleştirecek yüksek motivasyon, yetenek, zeka, sabır ve imkan dilerim.

Geri Dön Geri Dön

YORUMLAR


E-postanız Yayınlanmayacaktır.

Karakter  Kaldı

Başkentimiz Neresidir? (Küçük Harflerle)

Mahmut
Süper ! :)))
O tarz adamlara her zaman taşı gediğine koyacaksın.

Kerem
Tek kelime ile HARİKA !!!
:)